|
|
 Rank: Advanced Member Groups: Member
Üyelik Tarihi: 4/26/2008 Mesaj Sayısı: 30 Puan: 90 Nerden: Australia
|
Dışarıdan gelen para ikinci plandır Belli bir fikir ve ürün ile yeni kurulan bir firmanın ilk önceliği dış kaynaklardan finans elde etmektir. Fakat unutmamak gerekir ki finans için dış kaynaklara yönelirseniz, bu dış kaynaklara da bir takım cevaplar vermek zorundalığı doğacaktır. Beklentiler yükselecektir. Yatırımcılar hızlı bir geriye dönüş bekleyecektir. Aslında dış kaynaklardan alınan finans ürünün kalitesini düşürür.
Bu günlerde hele yazılım sektöründe çok fazla finansa ihtiyacınız yok. Donanım ucuz ve pek çok açık kaynak/özgür yazılım alt yapı olarak kullanmak için mevcut. Ve yazılım üretme aşkına da herhangi bir ücret ödemek gerekmiyor.
Elinizdeki kapital ile ne yapabiliyorsanız yapın. İyice düşünüp planlayıp, neyin gerçekten gereklilik olduğunu ve bunların kaçı olmadan yapabileceğinizi düşünün. 10 kişi yerine 3 kişi ile neler yapabilirim? 100bin YTL yerine 20bin YTL ile neler yapabilirim. 6 ay yerine 3 ayda neler yapabilirim. Günlük işime devam edip geriye kalan zamanda neler üretebilirim?
Kısıtlamalar Yaratıcılığı Güdümler Limitli kaynaklar ile işe başladığınızda bu kısıtlamaları daha ilk günlerden yaşayacaksınız. Bu aslında iyidir. Kısıtlamalar olaylara farklı bakış açıları getirmenize ve farklı çözüm yolları bulmanıza yardımcı olabilir.
Kısıtlamalar fikirlerinizi piyasaya tahminlerden önce sürmenize de yardım edebilir. Örneğin piyasaya yeni çıkmış ve bir iki ay geçirmiş bir ürünün ileride iş yapıp yapmayacağı kestirilebilir. Zaten limitli kaynaklar kullandığınız için kaybetseniz bile çok bir şey kaybetmiş olmayacaksınız ve finansörlerinize dert anlatma probleminizde olmayacaktır. Fakat ya tutarsa! Tutarsa kısa bir süre için daha dış kaynaklara, VC yada melek yatırımcılara ihtiyacınız yok demektir.
Eğer yazılımı hızlı para kazanmak için yapıyorsanız zaten bu belli olacaktır. Hızlı para kazanmak zaten olmayacak bir şey. Öyleyse tüm kabiliyetimizi ve gücümüzü, hem müşterilerin hemde bizim uzun süreler kullanabileceğimiz bir ürün üzerinde odaklaştırmamız gerekiyor.
Gürkan: Ne diyorsunuz az para ve az imkanlar ile bu işi kotarmak mümkün mü?
|
|
Rank: Newbie Groups: Member
Üyelik Tarihi: 5/1/2008 Mesaj Sayısı: 8 Puan: 24 Nerden: SoCal /USA
|
bu tamamen projeye bagli bence gurkan, mesela youtube, myspace tarzi devasa bandwidth, server tuketen resource-kolik uygulamalari bence yapamazsin. ama daha basit seviyedeki (basitlikten kasit uygulamayi kucumsemek degildir), resource gerektirmeyen projelerde bencede kendi kendine finans edilebilir, ama disaridan alinan finansin getirdigi sorumluluk yuzunden daha cok sahiplenme olayi var bence. mesela kendi isini az sermaya ile kurup bisiler yaptiginda is begenmeme, burun kivirma, kaytarma olabiliyor, ama bir loan alindiginda biraz seve seve oturmak gerekiyor.
|
|
 Rank: Advanced Member Groups: Member
Üyelik Tarihi: 4/26/2008 Mesaj Sayısı: 30 Puan: 90 Nerden: Australia
|
Volkan öyle bir konuya değindin ki, bence Türk insanının psikolojisini bir cümlede anlatıyor. Alıntı:ama bir loan alindiginda biraz seve seve oturmak gerekiyor Yani bizim her zaman bir çobana/lidere peşinden gideceğimiz ve söylediklerine harfiyen uyacağımız birilerine, belli bir dürtüye ihtiyacımız var. Buradaki zorundalık seni işleri yapıp bitirmeye itiyor. Aslında sevmediğin bir işmiş demek ki ve kısa yoldan para kazanmak için yapıyorsun. Aldığın krediyi geri ödeme düşüncesi seni o kadar saracak ki ürünün kalitesi düşecek belki. Belki de tam tersine zamanın da bitirmek için bir dürtü olacak. Bilinmez, insan psikolojisi her iki durumda da pozitif kalmayı becerebilir ve durumu lehine kullanırsa, bu dürtücü güç sana yardımcı da olabilir. Youtube veya myspace'in başlangıç noktalarıda aslında bu şekilde ufak başlamış. Tabii burada ölçeklenebilir bir yazılım mimarisinin küçükten nasıl büyüğe doğru gideceğini bilmek ve kodunda buna göre yazılması zorunluluğu var. Twıtter'ın son günlerde yaşadığı problemleri görüyoruz. Eğer başlangıçta yazacağın kodun ileride milyonlar tarafından kullanılacağını düşünürsen; otomatikman performans olayını göz önüne alıp kodu öyle yazarsın. Bu öngörü senin ileriyi gerçekten düşündüğünü gösterir. Zuckerman aynen Gates gibi yatakhanede/otel odasında geliştirmiş Facebook'u ondan sonrada kullanıcı toplamak için tüm üniversitenin e-postalarını spamlamış. Finans kaynağı bulmak açısından sosyal topluluk siteleri daha şanslı, Google Adsense gibi bir şey ile gelir elde etmek ve kendi kendini finanse etmek mümkün başlangıçta. İkinci konu ise küçükten büyüğe geçişin nasıl ve ne zaman olacağı. Eldeki donanım ve mevcut yazılımlarla sistemi inşa etmek ve ortaya çıkarmak ile bu sistemin günde 2000 kullanıcı tarafından kullanılmasını sağlamak arasında geçecek zamanın uzunluğu önemli. Bu zamanda artan talepleri de nasıl karşılayacağımızı iyi planlamak gerek. Ve talepler arttığında, yeni sunucu, ek RAM, ek HD, ek bant genişliği gerektiğinde ne yapacaksın? Bu durumda benim vardığım sonuçlar: 1- Youtube, Facebook gibi bir şeye küçük başlamak mümkün 2- Küçükten büyüğe geçiş sürecindeki planlamanın mükemmelliği firmanın devamını etkileyecek bir unsur 3- Dış finans tabii ki gerekli fakat başlangıçta değil 4- Eğer yazılıma gönül verdiysen belli bir dürtüye gerek yok (kredi almak, VC veya melek yatırımcılara yönelmek) 5- Küçükken mimarisini yanlış yapmış olsan bile değiştirmek için yeterli isteğin olmalı 6- Tüm kodu tekrar yazmak zorunda kalırsan, üşenmeden oturup yazabilmek için hazırlıklı olmak gerek 7- Bol miktarda kafein kaynağına ihtiyacın olabilir 8- Kafein yerine kafa-dengi bir kaç arkadaşta iş görür...
|
|
Rank: Guest Groups: Guest
Üyelik Tarihi: 4/24/2008 Mesaj Sayısı: 5 Puan: -82
|
uzgunum ama gurkan bir kez daha katilamicam bu konuda :). isi profesyonellestirmek icin bir durtuye ihtiyac var evet, bunun turklukle alakasi yok. hobi olarak, ya da genelde kendi imkanlarinla yaptigin urunlerde urunler sana gore oluyor musteriye gore degil. mesela kac tane kendi butcesinden firma kurup, loan almadan is yapan firma var, basarilari nedir ,buna karsilik loan alan kac firma var ? ms mesela ibmden para almisti kurulurken, youtube, google, myspace hep loan. ne diyorsan acaba kafein yetersiz mi biraz ?
|
|
 Rank: Advanced Member Groups: Member
Üyelik Tarihi: 4/26/2008 Mesaj Sayısı: 30 Puan: 90 Nerden: Australia
|
Volkan senin aynı fikirde olmaman benide düşünmeye sürüklüyor, o açıdan üzülme :d/ . Ayrıca burada yaptığımız fikir alışverişini çok beğeniyorum ki karşıt fikirlere yapıcı olduğu sürece ihtiyaç her zaman var. Bu arada ikinci paragrafta 3. tekil şahıs kullanmışım hep fakat bu direk "Volkan" demek değil sadece yazılımı geliştiren kişiye hitap. Kafein konusunda da haklısın zira radio-iodine terapisine gireceğim için ay sonunda kahve, çay hatta süt yasak.
Belki haklısın, belki ben çok optimistik düşünüyorum. Belki de belli dürtüler olmalı örneğin loan gibi. İlerleyen zamanlarda olacakta. Ama hala inanıyorum ki eğer içimde bu yazılımı geliştirmek için bir istek varsa buna parasızlık engel olamaz. Oturur mimarisini, özelliklerini tasarlar sonra yazılıma geçerim ve 10, 20 kullanıcılı biçimde (küçük ölçekte) test etmeye çalışırım gerçek müşterilerde. Artık neresi ilk patlarsa; üzerinde düşünülmesi gereken ve tamir gerektiren bölümde budur. Bu aşamadan sonra döngüsel biçimde hem fixleri hemde yeni özellikleri piyasaya sürerim.
İşi profesyonelleştirmek olayını iyi belirtmişsin. Evde yazılım geliştiriyor dahi olsak bu profesyonellik olayını elden bırakmamak gerek.
Mesajında birde "hobi olarak" demişsin belki de bu işin püf noktası mentaliteyi biraz değiştirmek. Şöyleki: 1- Hobi değil bir ürün geliştiriyoruz 2- Kendimiz için değil müşteri için geliştiriyoruz (ilk başlarda kendimiz için olsa dahi) 3- Hayatımızın devamı ve eve ekmek getirmemiz bu ürüne bağlı 4- Bu üründen belli bir noktaya geldiğinde gelir bekliyoruz 5- Elbette dış finansörlere ihtiyaç var ama erteleyebildiğimiz kadar ertelemek lazım
Kaç tane firma kendi bütçesi ile kurulmuş ve devam etmiş bilmiyorum. Ama biliyorum ki youtube, myspace, google hep önceleri garajda geliştirilmiş sonradan piyasaya sürülmüş ve oradan da artık ne finans kaynakları buldularsa devam etmiş girişimler. Yanlız bunların büyümesi çok hızlı olmuş ve garajdan kurumsallaşmaya geçme süreçleri oldukça hızlı. Yani bir noktada büyümek için dış kaynaklara ihtiyaç var kesinlikle fakat tasarım, kodlama ilk sürümler filan kendi imkanlarımızla yapılabilecek işler. Eğer başından bir firma kurup olaya zaten büyük gireceksen, o zaman oturaklı bir bütçeye sahip olmak kaçınılmaz ama bu çok fazla risk içeriyor.
Hemen burada bir anekdot gireyim, Agile kursu alıyorduk ve agile prensiplerinin hükümet organizasyonlarında uygulama alanı bulamadığından yakınmıştım. Ben deniyorum fakat bir türlü ya insanlar buna karşı geliyor yada hükümet organizasyonunun karmaşık bürokratik yapısı işleri kısa yoldan halletmene izin vermiyor. Öğretmen karşı çıkmıştı ama sonunda kabul etti. Yani ölçeği büyüttüğün zaman ve 3. partiler işin içine girdiği zaman artık küçük oynamak, günlük sürümler vermek, her check-in'de derleme yapmak filan hikaye oluyor. Şimdi çalıştığım projede Kod Kontrol içler acısı ve proje sonunda derleyebilecekmiyiz merak ediyorum ve bu işden ben sorumluyum. Pair programming falan gibi şeyler ise çok fazla negatif tepki uyandırıyor. Tabii ki hükümet organizasyonu bambaşka bir dünya, kendi çalışma sistemi var ve tepeden inme, yeni yetme modelleri getirip kullanmak isteyince ister istemez bir tepki ile karşılaşıyorsun.
Hobi olarak yada kendi yaptığımız programları açık kaynak olarak sourceforge.net'e koysak ve bir kaç duyuru yapsak acaba kaç tane katılan olur ve kaç kişi bu programlar için kod yazmak ister merak ediyorum. Aslında bana çok iyi bir fikir verdin tam şu anda. Böyle bir projeyi oluşturalım beraber istersen ve kişilere değiştirme imkanı verelim. Eğer kendi imkanlarımız yetmiyorsa, en azından projeyi açık kaynak yaparak kodlama kısmını halledebiliriz sanırım.
Hani yeni ressam hikayesini bilirsin. Resmini şehir meydanına bir kaç kırmızı kalemle koymuş ve gelen geçenden yanlışları kırmızı ile çizmelerin istemiş. Akşama doğru resim artık kırmızı çizgiden görünmez olmuş. Sonra bir de aynı resmi bu sefer boya paleti ile koymuş ve gelen geçenden resmi boyayarak düzeltmelerini istemiş. Akşama resim ellenmeden duruyormuş. Bizde bunun gibi birşey yapalım ve Sourceforge.net'te bir proje başlatalım beğenmeyen düzeltsin. Aklında bir proje varsa buraya mesaj olarak yaz.
|
|
Rank: Newbie Groups: Member
Üyelik Tarihi: 5/1/2008 Mesaj Sayısı: 8 Puan: 24 Nerden: SoCal /USA
|
tekrar gecmis olsun diyorum gurkan. maalesef bende de vardi boyle dusunceler, kendi isimizi evden kuralim, kendimiz finanse edelim, hardware belese yakin, ilk yatirim maliyeti dusuk kazanci payi yuksek vs vs diye ama... gonullerden gecenlerle, gercek hayat pek tutmuyor sanirim. google,youtube vs bunlarin finansoru genelde ayni 2-3 firma. bu 2-3 firma startuplara devasa para yatiran sirketler. ben kendi kullanacagim urun disinda, millete ne satilabilir diye dusunmek taraftariyim. mesela bugun twitterda milletin yazmasiyla kesfettigim hulu.com sitesi, basit bir dusunce millet muhtemelen para yapiyor dev gibi. mesela senin pek begenmedigim twitter.com mesela yeni social networking sitesi : http://brightkite.com/veya tripit. trend biraz social networking olayina kayiyor gibi. bu yeni trendde ilk yatirim cok masrafli. loansiz olmaz :) birde tabii bunlarin client toollari var digbsy, friendfeed gibi... gordugun gibi proje yok kafamda, daha cok kaybolmusluk var. AMA evet buyuk bir ama turkiyede yapmak istedigim buyuk bir proje var ama olgunlasmasi lazim henuz, Section 508 guideliness, web accessibility olayina yakinligin nedir gurkan ?
|
|
 Rank: Advanced Member Groups: Member
Üyelik Tarihi: 4/26/2008 Mesaj Sayısı: 30 Puan: 90 Nerden: Australia
|
Hiç duymadım desem yerinde olur "Section 508 guideliness, web accessibility" olayını. HCI konusu gibi geldi. İş yeri internetimiz doğru çalışsa arama yapacağım ama google bile açılmıyor. Evden artık yaparım. Bende bir proje vardı, internette kişiler birbirlerine task atsın diye yapmıştım. Hatta ameldefteri.com adresini almıştım bunun için fakat hayata geçiremedim. Desktop uygulamasıda var taskları takip etmek için ve sana task atıldığında MSN Messenger gibi notification geliyor. Gerçi bunu Twitter bende önce yaptı (belkide ondan kıskanıyorum ve kullanmıyorum) Belli bir kod yazmıştım bir iki günde. İstersen bunu koyalım sourceforge.net'e. Offline konuşalım. Aha internet google geldi http://www.section508.gov/index.cfm?FuseAction=content&ID=12#Web adresinden bakıyorum şimdi
|
|
Rank: Newbie Groups: Member
Üyelik Tarihi: 5/1/2008 Mesaj Sayısı: 8 Puan: 24 Nerden: SoCal /USA
|
evet accessibility. benim calistigim yer universite oldugu icin, ve goverment funded oldugu icin, servis olarak verdigimiz her urun, tum insanlara erisilebilir olmali. mesela korler, ve sagirlarda bizim web sitelerine erisebilmeli gerekirse ekran okuyucu programlarla. bu konuda jaws urunu, bu olayin microsoftu gibi. turkiyede bunu yapan bir program yok, turkiyede accessibility awareness yok ( ozurluleri zincirlemek disinda), ama gerek birlesmis milletlerin, gerek avrupa birleginin bu konuda fundlari var ( hani loan da degil, yani hem sana hem bana hitap ediyor :P ); jawsin turkicesi yazilabilir; ayrica simdi mesela birileri amerikadan birileri avustralyadan ciksa, gelse turkiyede bir egitim serisi baslatsa yilda 2 defa, her biri 1-2 haftalik, egitim ucretsiz olsa, masraflari ve olasi karlari birlesmis milletler ve turkiyedeki ozek sektorler verse ...
bunun disinda podcast yapmaya ne dersin gurkan? hanselminutes gibi. skype kullanarak herkesle konusmak mumkun. bak bir cirpida kimlerle konusulabilir mesela ilk aklima gelenler : sen, ali cehreli, sahin gur, muharrem tac, ozkan erener, sozluk.sourtimesim kurucusu sedat, mehmet nuri, sefer algan vs vs
|
|
 Rank: Advanced Member Groups: Member
Üyelik Tarihi: 4/26/2008 Mesaj Sayısı: 30 Puan: 90 Nerden: Australia
|
Konu dışına taşıyoruz ama olsun. Jaws'ın Türkçesi düşünülebilir. Bir konuşalım.
Podcast olayınada girmek istemişimdir hep fakat zamansızlık var bende. İkinci çocuğumuzu bekliyoruz ve bahçede yapılacak çok iş var ama Scott Hanselman'ın da durumu benden pek farklı değil dimi. Yapalım podcast olayını en azından deneme amaçlı bir şeyler atalım ortaya bakalım tepki ne olacak. Bunu da konuşalım offline.
|
|
Rank: Newbie Groups: Member
Üyelik Tarihi: 5/1/2008 Mesaj Sayısı: 8 Puan: 24 Nerden: SoCal /USA
|
toplayalim 1. task managing ( twitter gibi tutar bu bence ) 2. jaws gibi bir screen reader 3. podcast (bunu ortak yaparsak mesela bir hafta sen, bir hafta ben, sorumluluklari delegate ettigimiz icin ailemize ayiracagimiz vakit artar ) bunlar konusulacak
|
|
Rank: Guest Groups: Guest
Üyelik Tarihi: 4/24/2008 Mesaj Sayısı: 5 Puan: -82
|
Buraya nerden sürüklendim? :) Evet , rss reader dan! Uzun süredir yazdıklarınızı yaşıyoruz bizde, konu yakın gelince atayım dedim ortaya bir kahve muhabbeti..
Öncelikle VolkanUzun haklı :), insan iş-sorumluluk almadan önce her şey kolay gibi geliyor. Evi ofis kullanırız, hiç maliyetimiz yok nasıl olsa.. Yahu diyorsun adam bilmem kaç milyon dolar neyine harcammış facebook a , biz daha iyisini 2000 $ a yapardık :) Oysa işler öyle gelişmiyor. Denedim bizzat gördüm.
Önce bi ofis tutulur, janjnalı bir isim bulunur. Sadece ürün geliştireceğiz piyasaya iş yapmayacağız dersiniz ki bir de bakmışsınız bir döküman yönetim sistemi kodluyorsunuz :) Haydaa.. Nerde facebook nerede twitter nerede youtube sen neredesin? Paul graham insanlara güzel gaz veriyor bu konuda ama gerisi , gerisi yok. "Yahu elin oğlu yapıyor kardeşim. " diyen bi adamı gırlaklayasım geliyordu. Ama artık anlamadıkları bir konuda bilmeden doğru yorum yaptıklarını anladım. Elin oğlu yapıyor. Siz daha iyi bilirsiniz ama türkiyede hele de istanbul dışındaki yerlerde böyle işler yapmak çok zor(muş). Biz halen çabalıyoruz elimizdeki ikisi klon 3 projeyi bitirebilmek için.
Dolayısıyla az para ve az imkanla hiç bi şey yapamıyoruz biz. En azından kendini geçindirmek için sabit bir para akışın olmalı en az 6 ay. Bu süreçte kredi kartı borçlarını-sunucu masraflarını, kiranı dert etmemelisin ki üretebilesin. Bunlar iş düşünme aşamasında çok kolay geliyor ama işe başlayınca canınızı sıkıyor.
İkincisi doğru insanlar. Her zaman iyi arkadaş olduğun insanlar doğru insanlar olmayabiliyor. Altından bir kuş dahi yapsanız ve bir kanadına airodinamik adına her şeyi yerleştirseniz, aynı tempoya uyacak ve ritmi bozmayıp havayı şekillendirecek diğer kanada ihtiyaç vardır. Kanatları idare edecek bir de baş.
Facebook yatakhanede , windows bilmemne hanede geliştirildi konuları genellikle martavala dayanıyor bence. Bir fikrin nerede düşünüldüğü değil nasıl uygulandığı önemli, yatakhanede facebook u düşünebilen yüzlerce kişi vardır ama zükerman doğru yerde doğru kişidir. Bunun için çok üretmek lazım diye düşünüyorum. Biri mutlaka "doğru" olacaktır. Para olmaz veya olur, doğru kişilerin sizi bulması gecikebilir ama bu süreçte önemli olan , anahtar kelime şu: "ne olursa olsun yılmamak".
|
|
 Rank: Advanced Member Groups: Member
Üyelik Tarihi: 4/26/2008 Mesaj Sayısı: 30 Puan: 90 Nerden: Australia
|
Sayın Misafirimize teşekkür ederim bizimle gerçek bir olayı paylaştıkları için. Umarım forumumuzu yararlı bir yer görüp üye olurlar ve deneyimlerini paylaşma şerefini bize bahşederler. Tabii biz şimdi hep sivrilmiş projelere ve zaten başarılı olmuş projelere bakıp değerlendirme yapıyoruz (Facebook, MySpace, vs.) ama tabii birde madalyonun öbür yüzünde ki bu yüz çok daha geniş, bir sürü de istediği yere gelememiş proje var. Zaten benim Amel Defteri gibi düşünüp düşünüp bir türlü çıkartamadığım ve sonra birilerinin çok daha iyi olarak benden önce ortaya çıkardığı projeler de hiç kod yazılmadan ortada kalabiliyor. Hani fikir güzel fakat yukarıda anlatılan pek çok problemin çözülememesinden dolayı ya hiç başlayamıyoruz yada başlayıp yarıda kalıyoruz. Ne olursa olsun yılmamak biraz gözü karalık gibi gelse de hakikaten anahtar kelime budur. Belkide Getting Real kitabının dediklerinin tam tersini uygulamamız gerekiyor ki pazarda bir yerlere gelelim. Ama tabii tam tersini uygulamak için hiç birimizde finans yok sanırım, finansı halletsek bile zaman olmayacaktır (yoksa kendi kendime bahaneler mi buluyorum ne  ) Zükerman doğru yerde idi evet bencede. Brotherhood filan mı vardır bir yerlerde bizim bilmediğimiz yav
|
|
Rank: Newbie Groups: Member
Üyelik Tarihi: 6/1/2008 Mesaj Sayısı: 1 Puan: 3 Nerden: tr
|
Ben teşekkür ederim , bu vesileyle foruma üye olmuş olduk.. Bu arada bence forumlar yerini artık bloglar ve microbloglara bırakmalı ? :)
|
|
Rank: Newbie Groups: Member
Üyelik Tarihi: 5/3/2008 Mesaj Sayısı: 6 Puan: 18 Nerden: İstanbul
|
Merhaba, İyi bir bug tracking yazılımı ararken yine kendimi bu forumda buldum :) Bkz. http://en.wikipedia.org/wiki/BugTracker.NET - Gürkan Yeniçerinin bir yazısı refere edilmiş. Sürekli olarak kendi kendime düşünüp durduğum konulara parmak basıyorsunuz, o yüzden yazmadan edemicem. Benim bu konuda görüşüm Gürkan Bey gibi iyimser biraz. Üstelik üniversiteyi, işlerimizi bırakıcaz bir sene proje geliştiricez diye bir macera yaratıp daha tasarım aşamasında(analiz bitmişti) ekibin dağılmasına engel olamayıp harika projemin gerçekleşemeyecek olmasını görmüş biri olmama rağmen. Üstelik hayali uğruna işini gerçekten bırakıp ve bu proje için odasına (ofis) yeni mobilyalar almasına ve ortada kalmış biri olmama rağmen. Neden iyimserim derseniz. Neler yapmamam gerektiği öğrendim. Ve belki birkaç bunun gibi düşüşten sonra başarıya ulaşabilirim. Yaşım 25. :) Ben sizden farklı olarak girişimci(ortak) faktörünün niteliklerinden bahsetmek istiyorum. Çünkü bu faktör dışındaki finans, motivasyon, teknoloji gibi konuların çözülmesinin çok daha kolay olduğunu düşünüyorum. Nasıl Ortaklar Olmalı- En önemli kriter kişilerin profesyonellik anlayışları. Sadece kafa dengi bir arkadaş, bilgili bir arkadaş asla yeterli değil. Projesine, mesleğine ve takım arkadaşlarına saygılı ve projeye tamamen dedike olacak ortaklar olmalı. - Kimin neye, ne kadar ve hangi koşullarda ortak olduğu kesin ve net bir şekilde belirlenmiş olmalı. Ortaklar asla para, hisse konuşmaktan sıkılmamalı utanmamalı. Herkes gizli ve açık hedeflerini açıkça belirtmiş olmalı. Bu konuda herkesin birbirine güvenebilmesi çok önemli. - Ortaklar teknik bir altyapıdan gelmeli. Bizler her zaman heyecanlı projelerimizi anlattığımız kişileri de nedense bu işlerin içine çekmeye çalışırız, onları ikna ederiz. Teknik kişilerin teknik olmayan kişilere oranı en az 3 olmalı. Aksi taktirde ben detayını bilmem ama yapılması gereken bu, ne yapıldığı benim nasıl yapıldığı sizin işiniz gibi delirtici cümleler duyacak ve bütün enerjinizi kaybedeceksiniz. Eğer bahsettiğim oran tutturulmayacaksa taksim de bir kafe açıp işletmeye çalışmak herkesi daha fazla mutlu edecektir. Yukarıda bahsi geçen başarmış kişilerin hepsi ve daha birçoklarının yardımcıları ve ortakları ile birlikte yazılımcı olduğu unutulmamalı. Teknik olmayan kişilerin birçoğu web2.0'ı turkuaz veya turuncu renkli ve gölge efekti verilmiş 3 boyutlu logo sanıyor. Bu kişilere bir kere olsun SaaS, API, Webservisinin ne demek olduğunu anlatmaya çalşıldığında ne demek istediğim kolaylıkla anlaşılacaktır. - Bir kişi mutlaka lider olmalı ve bu tüm üyeler tarafından benimsenmeli. Bunu kaldırabilecek nitelikte kişiler olmalı. - Kişi, cesur olmayı gözükaralıkla karıştırmamalı, rasyonel olmalı. Kendisini "Wishful Thinking" belasından kurtarmış olmalı. Yaparız ederiz şu da tutarsa şuraya satarız muhabbetlerini yapan her 20 yaşını geçen gençten farklı olmalı. - Yapılmak istenen proje ile ilgili bir altyapısı, çalışması, tebrübesi en azından ilgisi olmalı. Yukarından da anlaşılacağı üzere bu kişileri bulmak çok zor. O yüzden ben bu kişileri bulana kadar tek başıma olmaya karar verdim. :) (Ve hiç de fena gitmiyor.) Kişilere ayıracağınız zamanı teknolojiyi kullanarak verimliğiliğe ayırabilirsiniz. Junior bir programcı olacağına o rutin kodları sizin için yazacak daha iyi bir generator ya da ORM ye zaman ayırabilirsiniz örneğin. Kara kara finansmanı düşünürken finansmanı etkileyen en önemli şeyi hatırlarmak isterim; Yeni bir ortak aldığınızda kazancınız %50 daha az olacaktır. Peki bu ortak projeye %100 katkıda bulunacak mı gerçekten? Teşekkürler.
Gökhan Ercan
|
|
 Rank: Advanced Member Groups: Member
Üyelik Tarihi: 4/26/2008 Mesaj Sayısı: 30 Puan: 90 Nerden: Australia
|
Selam Gökhan Bey,
Yazdıkların çok güzel. Özellikle Nasıl Ortaklar Olmalı listen.
Yarıda kalan projen neydi? Yada aklında başka projeler varsa destek vermeye hazırım. gurkan nokta yeniceri at gmail nokta com adresinden bana ulaşıp projelerin ana temaları ile ilgili bilgi verirsen ve nasıl yardımcı olacağım hakkında bir şeyler düşünüyorsan yaz.
|
|
Rank: Newbie Groups: Member
Üyelik Tarihi: 5/3/2008 Mesaj Sayısı: 6 Puan: 18 Nerden: İstanbul
|
Çok uzun bir mail attım, cevabınızı bekliyorum.
Gökhan Ercan
|
|
|
Guest |